+ulan, ruhum çalkalanıyor, duygularım birbirine vuruyo be..
-
AŞK ÜÇ KİŞİLİKTİR
yüzümde metresine dantelli don almış
taşralı tüccar mutluluğu var
yüzümde kırık bir şişeyi andıran
yanık izi var baba beni tahrik et
yaralı bir kuşun yanına göm beni
tek koluyla savaşarak tarihe geçen
bir halk kahramanı gibi abart kendini
acı dediğin yaşadıklarının izi değil
yaşamayı ıskaladıklarındır asıl
baba beni ahşap bir ev gibi düşün
yıkık dökük bir han gibi
uyurken saçımı okşa, uyanınca kundakla
herkes bilir; iki kişi sohbet edebilir ancak
bir kişi daha girmezse hayatlarına
aşk falan yoktur. aşk üç kişiliktir baba
cinayet içinse yüzlerce kişi gerekir
metresine molotof kokteyli taşıyan
pis bakışlı kambur bir oğlan kadar mutluyum
dönmemi bekleme boşuna, vuracaksan
sırtımdan vur beni baba
ne yana dönsem arkamda kalıyor hayat
ne yana dönsem sütü taşırmış
bir kadın telaşı. yüzüme bak baba;
sapından koparılmış gül kırmızısı.. -

Masumiyet’i, Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi suçsuzluğu anlatan bir durum olarak görmüyorum. Sokakta yürürken hissettiğim şeyleri, bir ara sokağa sapıp sonra biraz uzaklaşıp, yükseldikçe, bakış mesafesi büyüdükçe artan bir duygu olduğunu düşünüyorum masumiyetin. Dünya’ya, Ay’dan ya da google earth’teki gibi bir mesafeden bakılması gerektiğini ve bu mesafenin sanatın en büyük gücü olduğunu düşünüyorum. Bir pezevenk, orospu kavramından nasıl masumiyete erişilir gibi bir durum. Buradaki sorun bence bir günahsızlık, suçsuzluk ifadesi gibi değil.Bence olan bitene belli bir mesafeden bakabilme hali. Masumiyet kavramı, bakabilme gücüne sahip bir insanla ilgili bir kavram. Masumiyet saflıkla karıştırılıyor.
-
Bir şeyiniz olayım sizin, hani nasıl isterseniz. Oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz; Dünyanın bir ucuna birlikte gider miyiz?
-
Eskiden bizim evin karşısında armut bahçeleri vardı. Çocuklar armut çalardı. Şimdi açık otopark var. Çocuklar oto teybi çalıyor. Aslında pek fazla bir şey değişmedi. Ben de değişmedim. Fırsat olsa değişirdim. Kim istemez ki bir uçurtmayla yer değiştirmeyi.
-
Öyle bir severimki, dengeni kaybedersin kiliseye gider ‘Selamın Aleykum’ dersin.
Mayıs 16, 2012 tarihinde gönderildi via turuncu limon with 8 yorum
Kaynak: idamperisi
-
bu cadde Naci’den sorulur
Mayıs 15, 2012 tarihinde gönderildi via bio: biraaz çokca rakı... with 6 yorum
Kaynak: likya
-
“Konuşabilecek gücümüz varsa ağladıklarımız yalan.
Sahiden bak.
Beni al biraz sarhoş et biraz saçlarına tak biraz da yağmurların peşinden koştur.
Beni al erken öldür mutsuzluk uzun sürmez.” -
Mayıs 13, 2012 tarihinde gönderildi via bio: biraaz çokca rakı... with 6 yorum
Kaynak: likya
-
canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. içince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum, fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum. bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkarlandığımda sigara yakmamın bende bir alışkanlık olmasından korkuyorum. ben canım sıkılınca sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.
Mayıs 11, 2012 tarihinde gönderildi via bio: biraaz çokca rakı... with 5 yorum
Kaynak: likya

